Toros Mah. Atatürk Bulv. Başak Apt. Kat:4 No:52/11, 07070 Konyaaltı/Antalya
Yayın: Güncelleme: Yazar: Av. Mücahit Çelik
Antalya'da Kira Tahliye Davası Süreci — makale görseli

Tahliye davasının hukuki dayanakları

Konut ve çatılı işyeri kiralarında tahliye, kiraya verenin istediği zaman başvurabileceği bir yol değildir. Türk Borçlar Kanunu, tahliye sebeplerini sınırlı sayıda belirlemiş ve her birini ayrı şartlara ve sürelere bağlamıştır. Kanunda sayılmayan bir gerekçeyle açılan dava, esasa girilmeden reddedilebilir.

Sebepler iki gruba ayrılır. Kiraya verenden kaynaklanan sebepler arasında gereksinim nedeniyle tahliye ile yeniden inşa ve imar amacıyla tahliye yer alır (TBK m. 350). Taşınmazı sonradan edinen yeni malikin gereksinimi ise ayrı bir düzenlemeye tabidir (TBK m. 351). Kiracıdan kaynaklanan sebepler ise yazılı tahliye taahhüdü, bir kira yılı içinde iki haklı ihtar ve kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçede oturmaya elverişli konutunun bulunması hâlleridir (TBK m. 352).

Bunlardan bağımsız olarak, on yıllık uzama süresinin dolması hâlinde kiraya veren, sebep göstermeksizin ve süresi içinde bildirimde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m. 347). Kira bedelinin ödenmemesi ise ayrı bir yol olan temerrüt hükümlerine tabidir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye

Gereksinim nedeniyle tahliye, uygulamada en sık başvurulan sebeplerden biridir. Kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konutu ya da işyerini kullanma zorunluluğu bulunduğunu ileri sürebilir.

Burada aranan ölçüt, gereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olmasıdır. Yargı uygulamasında bu üç unsur birlikte değerlendirilir; geçici veya seçimlik bir istek yeterli görülmez. Örneğin başka bir konutu bulunan ve orada oturmasına engel bulunmayan kiraya verenin talebi, somut koşullara göre zorunluluk ölçütünü karşılamayabilir.

Dava, belirli süreli sözleşmelerde sürenin bitiminden başlayarak bir ay içinde açılır. Kiraya veren bu süre içinde dava açmak yerine, aynı süre içinde kiracıya yazılı bildirimde bulunursa dava açma süresi bir kira yılı uzar (TBK m. 353). Belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih bildirimiyle belirlenecek tarihten başlayan süre esas alınır.

Tahliye kararı alındıktan sonra taşınmazın kanunda öngörülen süre boyunca gereksinim sahibi dışındaki kişilere kiraya verilmesi, kanunda ayrıca yaptırıma bağlanmıştır. Bu nedenle gereksinim iddiasının dava öncesinde belgeyle desteklenmesi önem taşır.

Temerrüt (kira bedelinin ödenmemesi) nedeniyle tahliye

Kira bedelinin veya yan giderlerin ödenmemesi hâlinde iki ayrı yol izlenebilir. Birincisi, Türk Borçlar Kanunu'nun temerrüt hükümlerine dayanan yoldur: kiraya veren, kiracıya yazılı olarak en az otuz günlük süre verir ve bu süre içinde ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini bildirir. Süre sonunda ödeme yapılmazsa fesih ve tahliye talep edilebilir (TBK m. 315).

İkincisi, iki haklı ihtar yoludur. Bir kira yılı içinde kira bedelini zamanında ödemediği için kendisine iki kez yazılı ihtar gönderilen kiracı aleyhine, kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde tahliye davası açılabilir (TBK m. 352/2). Burada ihtarların ayrı ayrı ve haklı olması, yani gerçekten muaccel olmuş kira alacaklarına ilişkin bulunması gerekir.

Üçüncü bir yol olarak icra dairesi aracılığıyla ilamsız takip yapılabilir. Bu yolda kiracıya ödeme emri gönderilir; kiracı süresi içinde itiraz etmez ve ödeme de yapmazsa icra mahkemesinden tahliye istenebilir (İİK m. 269 ve devamı). Hangi yolun uygun olduğu, sözleşmenin türüne ve elde bulunan belgelere göre değişir.

İhtarname ve süreler

Tahliye sürecinde en sık karşılaşılan hak kaybı, ihtarnamenin usulüne uygun düzenlenmemesi veya sürenin kaçırılmasıdır. İhtarnamenin noter aracılığıyla gönderilmesi ispat kolaylığı sağlar; tebligatın kiracının bilinen adresine usulüne uygun yapılmış olması ayrıca önem taşır.

İhtarnamede hangi aylara ait kira bedelinin ödenmediği, tutarı ve ödeme için verilen sürenin açıkça yazılması gerekir. Belirsiz ifadeler, sonradan ihtarın haklılığının tartışılmasına yol açabilir.

Süreler bakımından şu ayrım akılda tutulmalıdır: gereksinim ve yeniden inşa sebepleriyle açılacak davalarda sürenin bitiminden itibaren bir ay; iki haklı ihtar sebebinde kira yılının bitiminden itibaren bir ay; on yıllık uzama süresi sonunda ise uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yapılacak bildirim söz konusudur. Bu sürelerin tamamı hak düşürücü niteliktedir ve kaçırıldığında dava genellikle bir sonraki döneme kalır.

Görevli ve yetkili mahkeme

Kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, dava konusunun değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'dir (HMK m. 4). Antalya'da açılacak davalar Antalya Adalet Sarayı'ndaki sulh hukuk mahkemelerinde görülür.

Yetki bakımından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesi seçimlik olarak kullanılabilir. Konyaaltı, Muratpaşa veya Kepez'de bulunan bir taşınmaz için dava Antalya mahkemelerinde açılır; ilçelerin ayrı adliyesi bulunmamaktadır.

Önemli bir usul kuralı, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olmasıdır. İcra dairesi aracılığıyla yürütülen ilamsız tahliye takipleri bu kapsamın dışındadır. Arabuluculuk aşaması atlanarak açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir.

Yargılama süreci ve deliller

Dava dilekçesinde tahliye sebebi açıkça gösterilir ve dayanak belgeler eklenir. Kira sözleşmesi, ödeme kayıtları, ihtarname ve tebligat belgeleri, tapu kaydı ile gereksinim iddiasını destekleyen belgeler dosyanın temelini oluşturur.

Duruşmalarda tanık dinlenmesi, özellikle gereksinim iddiasının samimiyeti bakımından sık başvurulan bir delildir. Taşınmazın durumunun tespiti gereken hâllerde keşif yapılabilir ve bilirkişi raporu alınabilir.

Yargılama süresi; mahkemenin iş yüküne, tebligat sürelerine ve delil durumuna göre değişir. Karar verildikten sonra istinaf yoluna başvurulması hâlinde süreç uzayabilir. Bu nedenle tarafların, dosyanın her aşamasında güncel adres bilgilerini bildirmesi ve tebligatları takip etmesi önem taşır.

İcra yoluyla tahliye

Tahliye kararı kesinleştiğinde kiracı taşınmazı kendiliğinden boşaltmazsa, karar icra dairesi aracılığıyla yerine getirilir. Alacaklının talebi üzerine icra dairesi kiracıya tahliye emri gönderir ve taşınmazın boşaltılması için kanunda öngörülen süreyi tanır.

Bu süre içinde tahliye gerçekleşmezse taşınmaz zorla boşaltılır. Taşınmazda bulunan eşyalar tutanakla tespit edilerek muhafaza altına alınır. İşlemler sırasında tutanakların düzenli tutulması, sonradan doğabilecek eşya ve hasar tartışmalarında belirleyici olur.

Kira alacağı ayrıca takip edilmişse, alacak ve tahliye talepleri birlikte veya ayrı ayrı yürütülebilir. Depozitonun iadesi, ödenmemiş faturalar ve taşınmazdaki hasar iddiaları çoğu zaman tahliyeden sonra ayrı bir uyuşmazlık konusu hâline gelir; bu nedenle teslim sırasında taşınmazın durumunun tutanakla belirlenmesi önerilir.

Sık sorulan sorular

Kira sözleşmesinin süresi dolunca kiracı kendiliğinden çıkmak zorunda mıdır? Hayır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşme, kiracı bildirimde bulunmadıkça aynı koşullarla bir yıl uzar. Sürenin dolması tek başına tahliye sebebi değildir.

Sözlü kira sözleşmesi varsa tahliye istenebilir mi? İstenebilir; ancak kira ilişkisinin ve şartlarının ispatı güçleşir. Ödeme kayıtları, banka dekontları ve tanık beyanları bu durumda önem kazanır.

Kiracı, tahliye taahhüdü vermişse süreç nasıl işler? Taahhüdün yazılı olması ve kiralananın tesliminden sonra verilmiş olması aranır. Taahhüt edilen tarihte tahliye yapılmazsa, bir ay içinde icra takibi başlatılabilir veya dava açılabilir.

Tahliye davası ile kira tespit davası aynı şey midir? Değildir. Kira tespit davası, kira bedelinin güncel koşullara göre yeniden belirlenmesine ilişkindir ve tahliye sonucu doğurmaz.

Bu yazıda yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Her uyuşmazlık kendi belgeleri ve koşulları içinde değerlendirilir.


Bu yazıda ele alınan konularla ilgili ayrıntılı bilgi için Gayrimenkul ve Kira Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut olayınız için avukata başvurmanız gerekir.

Hukuki Destek

Yazıda yer alan bilgiler genel nitelikte olup somut uyuşmazlığa göre değişiklik gösterebilir. Dosyanıza özgü değerlendirme için büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Tahliye dışındaki uyuşmazlıklarda izlenen genel süreç için Antalya avukatı sayfamızdaki bilgilendirme bölümüne bakabilirsiniz.

(0242) 244 10 66 İletişim
Adres

Toros Mah. Atatürk Bulv. Başak Apt. Kat:4 No:52/11, 07070 Konyaaltı/Antalya

Online Ödeme

Türkiye Barolar Birliği onaylı sanal pos hizmeti ile ödemelerinizi hızlı ve güvenli bir şekilde yapabilirsiniz.

Online ödeme →
AraCall WhatsApp